ÜYE GİRİŞİ: Kullanıcı Adınız: Şifreniz: Şifremi unuttum Beni Hatırla ?  Üye Ol
ÖZEL HABER    SPOR    EĞİTİM    SEMİNER VE KURS    BEDEN EĞİTİMİ    SAĞLIK    OKUL SPORLARI    KPSS    VİDEOLAR
Ana Sayfa | Forum | Canlı Skorlar | BESYO | Haber Gönder | Künye | Spor ve Yaşam Dergisi | İletişim | Livescore
Manset Alti Haberleri
  FLAŞ HABER: Şampiyon İspanya
Manset Alti Haberleri
1 milyon öğretmen adayı, 100 bin ihtiyaç
Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Semih Aktekin, öğretmen adaylarına gelecekte iş bulma sıkıntısı çekecekleri uyarısında bulundu.
Google+   Kategori: KPSS
  Tarih: 31.01.2017
- Bu haber 28 kez okundu.

Nuran ÇAKMAKÇI

MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Aktekin, 1 milyon öğretmen adayının atama beklediğini, ancak 100 bine yakın ihtiyaç olduğunu söyledi. Türkiye Özel Okullar Derneği nin Antalya daki Eğitimde Öngörüler sempozyumunda konuşan Aktekin, şunları söyledi:

RAKAMLAR ORTADA

"Her üniversite bitiren iş beklentisiyle hayata atılıyor. Rakamlar ortada. Öğretmen olarak atanmayı ümit eden 1 milyona yakın aday var. Eğitim fakültesinde okuyan 228 bin, fen-edebiyat ve ilahiyat fakültelerindekilerle birlikte 100 bin civarında, formasyon alanlarla yaklaşık 1 milyon aday atamayı devletten bekliyor. Oysa ihtiyacımız 100 bine yakın. Onların öğretmen olamazlarsa başka sektörlerde istihdamı için seçmeli derslerle transfer edilebilir beceriler edinmelerini düşünmeliyiz. Tarih okuyan artık müzeciliğeturizm rehberliğine; Türk dili edebiyatı okuyan yerel gazetecilik ya da yayıncılığa; matematik okuyan bankacılık veya sigortacılığa yönelsin, özel sektöre gitsin. Her şeyi devletten beklemeyelim. Özel sektör de atama bekleyen 1 milyonluk öğretmen havuzundan faydalanmalı, kolejler buradan öğretmen almalı, üniversiteler araştırma görevlisi olarak yararlanmalı.

92 EĞİTİM FAKÜLTESİ

92 eğitim fakültesinde 228 bin öğrenci var. Önümüzdeki dönem lisans öğrencilerinin, eğitim fakültelerinde okuyanların kamuda öğretmen olarak istihdam edilme şansı yok. Bu, diğer bölümler için de öyle. Ama öğretmenlikle ilgili algı farklı. İstihdam büyük oranda kamuda gerçekleştiği ve bazı dönemlerde ihtiyacın altında olduğu için garantili  olarak görülüyordu. Kontenjan artınca her bölüme daha fazla öğrenci katılıyor. Eğitim fakültelerinden mezun olan ama KPSS de başarılı olamadığı için kamuya atanamayan ya da özel okullarda iş bulamayan kendisini atanamayan öğretmen olarak tanımlıyor. İş arayan üniversite mezunu mu bunlar, atanamayan öğretmenler mi? Sen atanamazsın dediğimizde zihnen başka alternatiflere kendilerini kilitliyorlar.

TEK ALTERNATİF KAMU MU

Fizik KPSS de Türkiye birincisi olan biri, kamuda alım olmayınca  Birinciyim ama atanamıyorum diyor. Tek alternatifi memurluk mu? Gerçekten birinci ise birçok üniversitenin bilim kurulundan, kolejlerden davet gitmeliydi. 10 yıl sadece KPSS ye girenler var. Öğretmensin başka şey olamazsın diye şartlandırdığımızda kötülük yapıyoruz. Tanımları değiştirmeliyiz. Eğitim fakültesi mezunu herkes hem reel şartlardan, hem ihtiyaç azlığından öğretmen olamaz. Eğitim fakültesini bitiren herkesin yapı, altyapı, kişilik olarak öğretmenliğe uygun olmayabileceği kabul edilmeli."

ÖĞRETMENLERE: MÜFREDATI SORGULAMADAN UYGULAMAYIN

İSTANBUL Üniversitesi nde düzenlenen 5 inci Uygulamalı Bilim Eğitim Kursu açılışına da katılan Semih Aktekin özetle şöyle konuştu:

"İstediğiniz kadar eğitim reformu yapın, müfredat değiştirin, kağıt üzerinde güzel düzenlemeler hazırlayın, bunun sınıfa yansımasını öğretmen niteliği belirliyor. Öğretmenler değişim çabasını benimsememişse, içselleştirmemişse, katkı sunacak donanımı yoksa hiçbir eğitim girişiminin başarılı olması mümkün değil. Bakanlığımız bu bilinçle hareket ederek, özellikle öğretmen niteliğini artırmaya dönük faaliyetler yürütüyor. Bunlarda ana paydaşımız eğitim fakülteleri. Ayrıca TÜBİTAK ve TÜBA gibi kuruluşlarla bunları zenginleştirmeye çalışıyoruz. Bakanlığımız bu yıl müfredatı askıya çıkardı. Bu programların sınıfa yansıması süreç içerisinde bazen sıkıntıya uğruyor, bunun sebepleri düşünülmeli. Öğretmenlerimizin önüne gelen müfredatı veya ders kitabını hiç sorgulamadan, incelemeden, kağıt üstünde olduğu gibi aynen alıp uygulamasını istemiyoruz. Bu müfredatın veya ders kitabının öncelikle yorumlayıcısı olmalısınız. Müfredatın, kitabın sınıf ve öğrenci özelliklerine uyup uymadığının kontrolünü siz yapacaksınız. Kendi sınıf ve öğrenci ihtiyaçlarınıza göre dönüştürerek kullanacaksınız. 2004 teki müfredat değişiminde uygulamaya geçiremediğimiz husus buydu."

Hürriyet



27 Haziran 2017 Arkadaşına Yolla Yazıcıya Yolla
YORUMLAR

Adınız Soyadınız:  
E-postanız:   
Başlığınız:   
Yorumunuz:   
Lütfen kodu giriniz:   
     Tüm alanları doldurmanız gerekmektedir.
Facebook ile yorum yapınız.
Bunlar da ilginizi çekebilir
    Hollanda da zafer Rossi nin
    Balotelli aşkı sona erdi!
    Yelkende çifte madalya
    Şampiyon İspanya
    Türkiye yarı finalde
    Açıkladılar! Galatasaray a 3 yıllık imza attı
    Madalyasız şampiyona!
    Fenerbahçe den İbrahimoviç açıklaması!
    Evkur Yeni Malatyaspor da transfer
    Milliler gruptan çıkamadı
    Şili yarı finalde
    F1 de gerginlik! Azerbaycan da zafer
    91. Gazi Koşusu nda zafer Sonata nın
    Panzerler zirvede bitirdi
    Potanın Perileri Avrupa 5 incisi oldu
    Federer den bir şampiyonluk daha
    Servet Tazegül ile İpek Çidem elendi
    Wimbledon da 3 tenisçimiz sahne alıyor
    Metin Şahin, Avrupa tekvandosunda güven tazeledi
    LPG li araç sahiplerine muayene müjdesi!

Reklamlar: Çorum Voleybol | Etkinlik Paylaş | Masaj | Spor Akademisi | Spor Malzemeleri
KURUMSAL KATEGORİLER SOSYAL
Künye Spor Eğitim Seminer ve Kurs Facebook
Reklam Gündem Beden Eğitimi Sağlık Twitter
İletişim Teknoloji Özel Haber Okul Sporları İnstagram
KPSS Spor ve Yaşam Dergisi Videolar RSS
Copyright © 2006 Tüm Hakları Saklıdır