Demir eksikliği, vücuttaki demirin, kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve oksijenin vücuda taşınmasını sağlayan hemoglobin adlı proteinin yapımına engel olmayacak kadar eksik olması olarak nitelendiriliyor. Büyümenin hızlı olduğu çocukluk döneminde her 3 çocuktan birinde tespit edilen demir eksikliği ciddi ve düzeltilmesi gereken bir sağlık sorunu.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Oya Duran demir eksikliğinde çocukların iştahsızlık nedeniyle ihtiyaçları olan gıdaları yeterince alamadıkları, bunun sonucunda da büyüme ve gelişme geriliği gibi son derece ciddi problemler oluşabileceği uyarısında bulunarak “Zamanında fark edilmeyen demir eksikliğinin yol açtığı en önemli problemlerden biri, zeka katsayısında düşüşe ve dikkat eksikliğine neden olabilmesi. Bunun sonucunda çocukların okul başarıları olumsuz yönde etkileniyor. Ayrıca sürekli huzursuz tavırlar sergileyip ağlama krizlerine girdikleri ve ajite davranışlar sergiledikleri için sosyal ortamlarda da problem yaşayabiliyorlar. Demir eksikliği olan çocuklarda yaşanan bir başka önemli problem de, sık sık enfeksiyon gelişmesi. Bu nedenle ebeveynlerin demir eksikliğinin belirtilerini tanımaları ve zaman kaybetmeden hekime başvurmaları çok önemli" dedi.

En sık görülen nedeni: Demirden eksik beslenme

Dr. Oya Duran özellikle süt çocukluğu döneminde demir eksikliğinin genellikle artan demir ihtiyacının beslenme yoluyla karşılanamaması nedeniyle geliştiğini belirtti. "Yine okul öncesi dönemde gıda reddi ve aşırı inek sütü tüketimi de demir eksikliğine yol açan diğer önemli etkenler arasında yer alıyor” diyen Duran sözlerine şöyle devam etti:

İnek sütü demir emilimini bozuyor!

"Fazla miktarda inek sütü tüketmek demirin emilimini bozuyor ve bağırsaktan ince ince kanamalara yol açıyor. Bunun sonucunda da demir eksikliği gelişiyor. Ayrıca sık enfeksiyon geçirmek ve bağırsak paraziti ile çölyak gibi emilim bozukluğu yapan mide bağırsak sistemi hastalıkları veya bazı böbrek hastalıkları ile sık burun kanamaları gibi sorunlar da demir eksikliği yapabiliyor. Bunların yanı sıra ilk 6 ay bebeğin tek besini anne sütüyse ve annede demir eksikliği varsa bebekte de aynı problem gelişebiliyor."

 

 

 

Demir eksikliği anemisinin 14 önemli belirtisi

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Oya Duran demir eksikliği anemisinin belirtilerini şöyle sıralıyor:

1- Cilt ve mukozada solukluk en sık görülen belirtilerinden. Aneminin derecesine göre solukluk çok bariz hale gelebiliyor.

2- İştahsızlık demir eksikliği anemisinde yine çok sık görülen sinyallerinden biri. Çocuğun anemisi düzeldiğinde iştahı da yerine geliyor.

3- Halsizlik ve çabuk yorulmak demir anemisinde çocuklar tarafından sıkça dile getirilen yakınmaları oluşturuyor.

4- Demir eksikliği olan çocuklar genellikle huzursuz ve ajite oluyor.

5- Dikkat eksikliği ve algılamada bozukluk sorunu gelişebiliyor.

6- Büyüme geriliği demir eksikliğinin diğer önemli habercileri arasında yer alıyor.

7- Nadiren 'katılma nöbeti' denilen ağlarken nefes tutma hareketi yapabiliyor.

8- Saç ve tırnakta kırılmalar sıkça görülüyor.


9- Dil, papillarda (tat tomurcuklarında) düzleşme sonucu dil düz, parlak ve soluk görünümde oluyor.

10- Ağız kenarında çatlaklar demir eksikliği anemisinin tipik belirtileri arasında yer alıyor.

11- Uyku bozuklukları gelişebiliyor.

12- PİCA denilen, yenmemesi gereken toprak, kireç ve kağıt gibi şeyleri yemek de sık görülen diğer belirtilerinden.

13- Soyut düşünme, tasarlama ve sorun çözme gibi entelektüel fonksiyonlarda gerilik gözlenebiliyor.

14- Sık sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanmak da demir eksikliğinin belirtisi olabiliyor.

Tedaviyi yarıda bırakmayın yoksa...

Toplumdaki yaygın inanışın aksine demir eksikliği bir hastalık değil, belirti! Dolayısıyla önce altta yatan hastalık tespit ediliyor, ardından nedenlere yönelik tedaviye ve demir preparatlarına başlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Oya Duran demir eksikliğinin çocukların çoğunda oral demir preparatlarıyla tedavi edilebildiğini belirterek, "Demir eksikliği tespit edilince hemen ilaca başlanmalı ve demir depoları dolana kadar 5-6 ay tedaviye kesintisiz devam edilmeli. Çünkü tedavi yarım kaldığında her anlamda potansiyelini yakalayamamış bir birey söz konusu olacaktır. Ayrıca çocuğun demirden zengin besinleri düzenli olarak tüketmesi de çok önemli" diye konuştu.