Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Filistin'de gözler önünde çocuklar ve hastaların hunharca katledildiğini belirterek, "Uluslararası yargı mekanizmalarında, uluslararası barışı korumakla mükellef kuruluşlarda doğru dürüst ses çıkmıyor." dedi.

 

- "Eğitim öğretimde ciddi anlamda bir devrim oluşturulmuş durumda"

Bakan Tekin, üniversitelerle ilgili olarak gerek öğrenci, gerek derslik, gerekse de akademisyen sayısı itibarıyla Türkiye'nin çok önemli bir ivme kazandığını vurgulayarak, derslik ve tesis imkanlarının 2002 yılına göre iki katın üzerinde arttığını dile getirdi.

Derslik başına düşen öğrenci sayılarının da yarı yarıya azaldığını aktaran Tekin, "Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı yarı yarıya azalmış durumda. Şu an sistemde çalışmakta olan öğretmen kardeşlerimizin yaklaşık yüzde 70'e yakını son 21 yılda atanmış durumda. 9 gün sonra Cumhuriyet'in 100. yılını tamamlayacağız. Yani 100. yıla geldiğimizde aslında sayısal göstergeler itibarıyla eğitim öğretimde ciddi anlamda bir devrim oluşturulmuş durumda. Yeni dönemde ne olacak. O zaman yeni dönemde yapılması gereken şey, üniversiteler Milli Eğitim Bakanlığı hep birlikte Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek durumundayız." değerlendirmesinde bulundu.

Bir serzenişte bulunacağını söyleyen Tekin, şunları dile getirdi:

"Bu salondaki herkes, dışarıdaki herkes, eğitimle ilgili olarak Türkiye'deki eğitim, öğretim sistemiyle ilgili olarak, kendi açısından tatmin olmadığını, eksiklikler olduğunu dile getiriyor. Hepinizin bildiği gibi eğitimle ilgili sorumlu olan Türkiye'de kurumlarımız şunlar; bir aile kurumumuz, iki toplum tamamen topyekun olarak sorumlu, üç Milli Eğitim Bakanlığı ve bakanlık bünyesindeki öğretmen kardeşlerim ile öğretmen arkadaşlarımız sorumlu. Dördüncüsü de yükseköğretim ve üniversiteler sorumlu. Çok şaşırıyorum, herkes sorumlu, herkes birbirini suçluyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz diyoruz ki 'aileler ve toplum üstüne düşeni yerine getirmiyor', toplum diyor ki 'Milli Eğitim Bakanlığı üstüne düşeni yerine getirmiyor', üniversiteler diyor ki 'Milli Eğitim Bakanlığından bize gelen öğrenci yetersiz.' Peki birbirimizi suçlayarak ne elde ediyoruz, nereye varıyoruz? Birbirimizi suçladığımız zaman, eğitimle ilgili eleştirilerimiz ortadan kalkıyor mu? Biraz önce saydığım hepimiz bu sistemde sorumluyuz."

Ailelerin çocukları üzerinde ve eğitim kurumlarının öğrencileri üzerindeki sorumluluklarını örneklerle anlatan Tekin, "Dolayısıyla ben diyorum ki gelin Türkiye Yüzyılı'nın başlangıcını hep beraber toplumsal bir seferberlik yılı ilan edelim, başkalarını suçlamayalım. Hepimiz önce kendi üstümüze düşeni yapmakla başlayalım." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Velilerimiz çocuklarının, toplumsal değerleri inkar eden değil, toplumsal değerlere sahip çıkan; milli manevi değerlerini küçümseyen, hor gören değil, sahip çıkan bireyler olarak yetiştirilmesini istiyorsa biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bunu yapmakla mükellefiz, bunu yapmak zorundayız." dedi.

Bakan Tekin, Erzurum'da 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlenen Atatürk Üniversitesi 2023-2024 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, üniversitelerden önemli beklenti içinde olduklarını söyledi.

 

 


Milli Eğitim Bakanlığının, toplumun, ailenin, kendilerinden beklediği çocukların yetişmesi konusunda çizdiği projeksiyona uygun davranması gerektiğini ifade eden Tekin, "Velilerimiz çocuklarının, toplumsal değerleri inkar eden değil, toplumsal değerlere sahip çıkan; milli manevi değerlerini küçümseyen, hor gören değil, sahip çıkan bireyler olarak yetiştirilmesini istiyorsa, biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bunu yapmakla mükellefiz, bunu yapmak zorundayız." diye konuştu.

- "Lisans mezunu çocuklarımızın ortalamaları yüzümüzü güldürmüyor"

Öğretmenlere kaynak teşkil eden lisans programlarının çok önemli olduğunu vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:

"Öğretmenlik alan derslerindeki ortalamalara baktığımızda, lisans programlarından mezun olan çocuklarımızın ortalamalarının çok da yüzümüzü güldürmediğini görüyoruz. Dolayısıyla benim üniversitelerden istirhamım budur. Daha önemli istirhamım ise öğretmenliğe kaynak teşkil eden lisans programlarından beklentilerimizin birincisi, alan uzmanı arkadaşlar yetiştirilsin, ikincisi ve benim önemsediğim kısmı, madem bu arkadaşlarımızın Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde istihdam edilmesini istiyoruz; bu arada bu salondaki öğretmenlik hayali kuran, öğretmen olmak isteyen arkadaşlara da öğüdüm olsun; Milli Eğitim Bakanlığının kendince bir eğitim-öğretim politikası var ve bunun somut belgeleri Talim ve Terbiye Kurulu tarafından alınmış, kamuoyunda müfredat diye bilinen bizim programlarımızda ve internet sitesinde mevcuttur. Yani biz 9. sınıf matematik öğrenen bir çocuktan beklediğimiz kazanımlar neler? Ya da Türk dili edebiyatı dersi alan bir çocuktan beklentimiz, ondan beklediğimiz kazanımlar neler? Bunları eğitim fakültelerinden, öğretmenliğe kaynak teşkil eden fakültelerden ve bize öğretmenlik başvurusu yapan arkadaşlardan bunları incelemesini istiyorum."

Tekin, mülakatla ilgili söylediklerinin çok tartışıldığına işaret ederek, "Aslında söylediğim şey buydu, biz, istihdam ettiğimiz çocuklarımızın, gençlerimizin bizim müfredatımızı bilmesini ve onu nasıl çocuklara vereceğini bilmesini istiyoruz. Bundan daha doğal hakkımız yok, alanı zaten siz öğretiyorsunuz ama biz de öğretmenden ne öğretmesi gerektiğini ve nasıl öğretmesi gerektiğini istemek durumundayız." ifadelerini kullandı.

Yıllarını akademiye vermiş kişi olarak kamu kurumları ve üniversiteler arasında kopukluk olduğunu, bilimsel makalelerin okunma oranlarının düştüğünü aktaran Tekin, bu konuda herkesin kendisini sorgulamasını istedi.

- "Bilimsel bakış açısı için bütün kurumlar ilişki içerisinde çalışmalı"

Kamu kurumları ve bakanlıklarda ciddi bir AR-GE desteği verebilecek birimlerin eksikliğini hissettiklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Bütün kamu kurumları, bakanlıklar, üniversitelerle bu anlamda birebir ilişki içerisinde çalışırsa, hem bu kamu kurumlarının çalışmalarında bir bilimsel temel veya bilimsel bakış açısı ortaya çıkmış olur hem akademideki yazı, literatür, akademik çalışmalar veriyle beslenmiş olur hem de icracılar tarafından kullanılacak hale gelir. Benim istirhamım bütün üniversitelerimiz, valilik başta olmak üzere büyükşehir, ilçe belediyelerimiz, milli eğitim müdürlüğümüz, ilgili fakülteler, ilgili bölümler, buralarda bu anlamda destekler versin."

Yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyen Tekin, "Hepinize bu anlamda başarılar temenni ediyorum çünkü sizlerin başarılı olması benim Milli Eğitim Bakanı olarak başarılı olmama vesile. Benim başarılı olmam bütün toplumun başarılı olmasına ve hepsinden önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bilimsel anlamda da önümüzdeki yüzyılı, Türkiye Yüzyılı olarak inşa etmesine katkıda bulunacak." diye konuştu.

Konuşmalar sonrası Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı'nın hediye takdim ettiği Bakan Tekin, başarılı akademisyenlere ödül verdi.

Milli Eğitim Bakanlığının, toplumun, ailenin, kendilerinden beklediği çocukların yetişmesi konusunda çizdiği projeksiyona uygun davranması gerektiğini ifade eden Tekin, "Velilerimiz çocuklarının, toplumsal değerleri inkar eden değil, toplumsal değerlere sahip çıkan; milli manevi değerlerini küçümseyen, hor gören değil, sahip çıkan bireyler olarak yetiştirilmesini istiyorsa, biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bunu yapmakla mükellefiz, bunu yapmak zorundayız." diye konuştu.

- "Lisans mezunu çocuklarımızın ortalamaları yüzümüzü güldürmüyor"

Öğretmenlere kaynak teşkil eden lisans programlarının çok önemli olduğunu vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:

"Öğretmenlik alan derslerindeki ortalamalara baktığımızda, lisans programlarından mezun olan çocuklarımızın ortalamalarının çok da yüzümüzü güldürmediğini görüyoruz. Dolayısıyla benim üniversitelerden istirhamım budur. Daha önemli istirhamım ise öğretmenliğe kaynak teşkil eden lisans programlarından beklentilerimizin birincisi, alan uzmanı arkadaşlar yetiştirilsin, ikincisi ve benim önemsediğim kısmı, madem bu arkadaşlarımızın Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde istihdam edilmesini istiyoruz; bu arada bu salondaki öğretmenlik hayali kuran, öğretmen olmak isteyen arkadaşlara da öğüdüm olsun; Milli Eğitim Bakanlığının kendince bir eğitim-öğretim politikası var ve bunun somut belgeleri Talim ve Terbiye Kurulu tarafından alınmış, kamuoyunda müfredat diye bilinen bizim programlarımızda ve internet sitesinde mevcuttur. Yani biz 9. sınıf matematik öğrenen bir çocuktan beklediğimiz kazanımlar neler? Ya da Türk dili edebiyatı dersi alan bir çocuktan beklentimiz, ondan beklediğimiz kazanımlar neler? Bunları eğitim fakültelerinden, öğretmenliğe kaynak teşkil eden fakültelerden ve bize öğretmenlik başvurusu yapan arkadaşlardan bunları incelemesini istiyorum."

Tekin, mülakatla ilgili söylediklerinin çok tartışıldığına işaret ederek, "Aslında söylediğim şey buydu, biz, istihdam ettiğimiz çocuklarımızın, gençlerimizin bizim müfredatımızı bilmesini ve onu nasıl çocuklara vereceğini bilmesini istiyoruz. Bundan daha doğal hakkımız yok, alanı zaten siz öğretiyorsunuz ama biz de öğretmenden ne öğretmesi gerektiğini ve nasıl öğretmesi gerektiğini istemek durumundayız." ifadelerini kullandı.

Yıllarını akademiye vermiş kişi olarak kamu kurumları ve üniversiteler arasında kopukluk olduğunu, bilimsel makalelerin okunma oranlarının düştüğünü aktaran Tekin, bu konuda herkesin kendisini sorgulamasını istedi.

- "Bilimsel bakış açısı için bütün kurumlar ilişki içerisinde çalışmalı"

Kamu kurumları ve bakanlıklarda ciddi bir AR-GE desteği verebilecek birimlerin eksikliğini hissettiklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Bütün kamu kurumları, bakanlıklar, üniversitelerle bu anlamda birebir ilişki içerisinde çalışırsa, hem bu kamu kurumlarının çalışmalarında bir bilimsel temel veya bilimsel bakış açısı ortaya çıkmış olur hem akademideki yazı, literatür, akademik çalışmalar veriyle beslenmiş olur hem de icracılar tarafından kullanılacak hale gelir. Benim istirhamım bütün üniversitelerimiz, valilik başta olmak üzere büyükşehir, ilçe belediyelerimiz, milli eğitim müdürlüğümüz, ilgili fakülteler, ilgili bölümler, buralarda bu anlamda destekler versin."

Yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyen Tekin, "Hepinize bu anlamda başarılar temenni ediyorum çünkü sizlerin başarılı olması benim Milli Eğitim Bakanı olarak başarılı olmama vesile. Benim başarılı olmam bütün toplumun başarılı olmasına ve hepsinden önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bilimsel anlamda da önümüzdeki yüzyılı, Türkiye Yüzyılı olarak inşa etmesine katkıda bulunacak." diye konuştu.